GELENEĞİMİZİ SAHİPLENİYORUZ

LEFKARA EVİ

Mehmetçik Belediyesi

Lefkara İşi Nedir ?

Geçmişi en az yedi yüzyıl geriye uzanan Lefkara işi Kıbrıslıların gurur kaynağı. Büyük el emeği, göz nuru gerektiren bu el sanatının değerini ilk keşfedenlerden biri de büyük sanatkar Leonardo da Vinci olmuş. Sanatçı Lefkara işinin dere adlı motifini o kadar beğenmiş ki “Son Akşam Yemeği” adlı tablosunda bu motife yer vererek onu ölümsüzleştirmiş.Leonardo da Vinci'nin Son Akşam Yemeği adlı tablosu. Masa örtüsünün her iki yanına biraz dikkatlice bakarsanız dere motifini fark edebilirsiniz. Yolunuz eğer Kıbrıs’a düşmüşse ve de el sanatlarına düşkünseniz görmeniz gereken ilk şey Lefkara işi örtüler olmalı. Örtüler demişken Lefkara işinin sadece masa ve sehpa örtüsünde kullanıldığını zannetmeyin.

Geçmişi Eskilere Uzanıyor

Artık yelpaze öyle gelişmiş ki lefkara işi işlemeli tepsi örtüleri, bardak altlıkları, çantalar, sigaralıklar ve hatta bluzlar bile bulmanız mümkün. Kıbrıs’ın bugüne kadar hep siyasi sorunlarıyla ilgilendim bu ülkenin el sanatlarına kafa yormak hiç aklıma gelmedi diyorsanız bir an önce bu tavrınızı değiştirseniz çok iyi olur. Neden mi? Çünkü eğer Lefkara işi herhangi bir objeyi görürseniz bunun gerçekten de tam bir sanat eseri olduğunu göreceksiniz. Böylesine güzel ve de el emeği, göz nuru işi es geçmek biraz da hayatı ıskalamak anlamına gelebilir.Lefkara işinin adı, ortaya çıktığı köyden geliyor. Lefkara işi ilk olarak Lefkara köyünde işlenmeye başlanmış. Geçmişinin en az 14’üncü yüzyıla kadar uzandığı biliniyor ancak daha önceye dair elde kesin bir bilgi yok.

Ekonomik Değeri

Akdeniz’in orta yerinde bulunan Kıbrıs her zaman için bölgede dolanan halkların ilgisini çekmiş ve de Ada’ya neredeyse gelmeyen kalmamış. Bir çok kereler istilaya uğrayan Kıbrıs doğal olarak ekonomik bir gelişim gösterememiş. Bu nedenle de gelirini farklı yönlerden elde etmeye çalışmış. Bu farklı denemelerden bir tanesi de Lefkara işi olmuş. Köydeki kadınlar el emekleri göz nurlarıyla oluşturdukları örtüleri erkeklere vermişler. Erkekler de Avrupa’ya ve hatta Amerika’ya bu örtüleri götürerek satmışlar. Böylece Lefkara işini dünyanın büyük bölümü tanımış. Anlayacağınız Kıbrıslılar bavul ticaretini çok önceleri keşfetmiş ve bu yolla da para kazanmış. Lefkara köyü günümüzde Kıbrıs’ın güneyinde kalmış. Ancak Kıbrıs’ın ikiye bölünmesi sebebiyle yaşanan göçler, özellikle 1974 yılı sonrasında Lefkara işi Ada’nın değişik bölgelerindeki köylerde yapılmaya başlanmış.

Eğer elinize Lefkara işlemeli bir örtü geçmişse ve de bunun gerçek bir Lefkara işi olup olmadığını anlamak istiyorsanız kumaşının özel ham İrlanda keteni olup olmadığını kontrol etmeniz gerekiyor. Peki elimdeki kumaşın ham İrlanda keteni olup olmadığını nasıl anlayacağım. Hayatımda hiç ham İrlanda keteni görmedim ki? Diyorsanız cevabı çok basit; eğer birkaç ayrı dükkan dolaşırsanız bu kumaşı hiç tanımasanız dahi farkı birkaç dokunuşta hemen fark edeceksiniz. Yine iyi bir Lefkara işinde kullanılan iplik te özel. Bu iplik Fransa’dan geliyor ve de markası DMC. Kumaş iki renkte olabiliyor, zaten ham keten kullanıldığı için kumaş krem rengi veya açık kahverengi olabiliyor, İşlemeler de beyaz veya açık kahverengi iplikle yapılıyor. Lefkara işinin bir özelliği de önü ile arkası arasında bir fark olmaması. El işinden anlamayan turistler genellikle ellerindeki örtülerin makine ile yapıldığını iddia ediyorlar. Ancak uzun açıklamalardan sonra bu kadar muntazam ve temiz bir çalışmanın el emeği olduğuna inanıyorlar

KÜÇÜKKEN ÖĞRENİLİYOR

Lefkara işinin güzelliği, zerafeti ve ekonomik katkısının yanında sosyal bir işlevi de bulunuyor. Öncelikle Lefkara işi öyle yirmili yaşlara gelindiğinde ya da daha ileri yaşlarda öğrenilemiyor. Büyük dikkat ve sürekli sayma gerektiren Lefkara işi ancak el alışkanlığı ile işlenebiliyor. Bunun için de iş usta-çırak ilişkisine kalıyor. Küçük kız çocukları kimi zaman annelerinden kimi zaman da komşu teyzelerinden bu işi öğreniyorlar. Değişik jenerasyonlar arasında sürekli iletişimi sağlayan Lefkara işi kuşak çatışmalarının da en aza inmesine katkı sağlıyor. Lefkara işi işlenirken örtülerin üzerindeki işlerin tümü genellikle tek bir elden çıkmıyor.

Nakış İsimleri

Çok saymalı ve ağır olan nakışın içini gençler, simbi denilen kenarları yaşlılar, gaco denilen iç ajurlarıysa Lefkara işini yeni öğrenen küçük kızlar işliyor. Lefkara işinin orijinal işleme tekniği sert bir yastık üzerine yerleştirilerek yapılıyor. Son zamanlarda kasnak kullanımı da yaygınlaşmış bulunuyor. Bir de her köye ait tek bir iş bulunuyor. Örneğin bir köy sadece yıldız, diğeri hurmalı kare, öteki de sadece dere motifi işliyor. Tek bir motifte uzmanlaşan köy kadınları çok daha çabuk işleme yapabiliyor. Motiflerin hepsinin doğadan esinlenerek ortaya çıktığı biliniyor. Adı üstünde yıldız motifi yıldızdan, hurmalı kare hurma yaprağından, fincan işi mozaiklerden, dere motifi de dere akışından etkilenilerek ortaya çıkmış. Lefkara işinin motifleri arasında en ünlüsü dere motifidir.

Ünlü olmasının ilk sebebi dere motifinin, yapan kişinin hayal dünyasıyla çok daha güzelleşebilmesi. Hayal gücü güçlü olan kadınlar farklı dolgularla motifi zenginleştirebiliyorlar. Her kadın bu motife yaptığı katkılarla işlemesine kendi imzasını atmış oluyor. Böylelikle bir dere motifinin diğerinden çok farklı olduğunu ve bu işlerde yaratıcılığın önemli olduğunu hemen fark edebilirsiniz. Dere motifinin ünlü olmasının diğer nedeniyse büyük usta Leonardo da Vinci’nin Kıbrıs’ı ziyaret etmiş olması ve de Lefkara işinin dere motifine hayran kalması. Venedik’in son kraliçesi Katerina Cornora dönemi’nde ressam Kıbrıs’a gelmiş, Lefkara işi bir örtü satın almış ve bu örtüyü daha sonra Duomo’da Milano’nun kutsal St. Trabezas Katedral’ine bağışlamış. Katedrale ziyarete gelen herkes bu motifle tanışmış ve hayran kalmış. Da Vinci dere motifine olan hayranlığını İsa’nın havarileri ile birlikte yediği son yemeği gösteren “Son Akşam Yemeği” adlı tablosunda da kullanmış. Tablodaki masa örtüsünün iki kenarında yer alan dere motifi böylelikle asla unutulamayacak bir önem kazanmış, ölümsüzleşmiştir.

Lefkara Evi ve Lefkara İşinden Örnekler

KONAKLAMA

CITTASLOW KENTLER

KÜLTÜR ELÇİLERİ

FESTİVALLERİMİZ

TOHUM MERKEZİ